KUŞADASI KERVANSARAYI-5
Bugünkü yazımızda sizlere Kurşunlu Hanın yani kervansarayımızın 408 yıl boyunca sadece konaklama hizmeti veren bir yapı değil aksine çok fonksiyonel bir merkez olduğunu anlatmaya çalışacağız.
Üst katında bulunan 28 odada deve kervanlarıyla mal getiren tüccarlar, kervanlarla bir yerden diğer yere giden yolcular, günü birlik misafirler geceleri burada kalırlardı. Akşama doğru kente gelen deve kervanları bugünkü sağlık caddesinde çöktürülür, ezan okunmadan önce tüccarlar ve yolcular kurşunlu hana giderlerdi. Akşam ezanı okunduktan sonra kapılar kapanır, akşam yemeği alt katta servis edilir, sonra köşk mescidinde topluca namaz kılınır ve kalanlar istirahata çekilirlerdi. Kurşunlu han kapısı kapatılır ve bevvap adı verilen muhafızlar han kapılarında nöbet tutarlardı.(Konaklama)
Sabah namazı kılındıktan sonra Kurşunlu han kapısı açılır, tüccarlar mallarını ve paralarını kontrol eder ve her şey yolundaysa bazıları ayrılır, bazıları da şehirde işleri olduğundan handa kalırlardı. Bir gün önce kervanıyla mal getiren tüccarın eğer son durağı Kuşadası ise gümrüğe başvurur, gereken ücreti öder, mallarını boşaltırdı. Burası ihracat /ithalat merkeziydi ve Osmanlı gümrük ağı sistemine dahildi. Gündüz alt katta bulunan 29 dükkân kervanlara ve yolculara hizmet verirdi. Örneğin hasta olan yolcular tedavi edilir, nalları düşen develer/ atlar nallanır, hayvanlara ot verilip beslenir ve diğer tüm ihtiyaçlar temin edilirdi. Kurşunlu Han ayni zamanda İstanbul-İskenderiye Hac ve Ticaret yolunun ana lojistik merkeziydi. Gemiyle hacca gidenlerin ara durak noktası ve ikmal merkeziydi. (Sağlık ve tedarik zinciri )
Kurşunlu Han, Adalar denizinin (bugün Ege denizi) ikinci önemli ticaret merkezi olup ticaret işlemleri burada yapılırdı. Kurşunlu han içinde Ermeni tercümanların ve Musevi bankerlerin toplu olarak görev yaptıkları birer ofisleri vardı. Rum zanaatkârların her biri alt katta dükkân sahibiydiler. Kurşun han içine “ kambiyo masaları “ bulunur ve bu masalarda Venedik Dukası, İspanyol Reali, Hollanda Esedisi gibi paralar, Osmanlı Sultanisi (altın) ve akçesiyle (gümüş) değiştirilirdi. Kurşunlu han ayni zamanda bugünkü manada “ Borsa “hizmetleri de veriyordu. (Kambiyo)
Kurşunlu hanın bir “ kültür aktarım merkezi “ olduğunu da yazalım. Devlet-i Ali 17. yy da Balkanlardan-Kafkasya’ya ve Afrika kıtasının ortasına kadar geniş coğrafyalara hükmediyordu. Tabiri caizse 72 etnik millet bu yüce devletin tebaası (vatandaşı) idiler. Bu insanlar Kurşunlu han da sadece ticari bağlantılar kurmazlar, akşam yemeklerinde tanışırlar, anlaşırlar, geldikleri yöreleri ve kültürlerini anlatırlardı. Örneğin Cezayir’den gelen bir tüccar, Saraybosnalı tanıştığı tüccara “ Cezayir Barbaros denizcilik akademisini “ anlatırdı. Osmanlı arşivlerinde “ Cezayir Dayıları “ diye ünlenen akademiye levent toplama merkezlerinden biri de Kurşunlu handı. Uzun kış gecelerinde üst katta düzenlenen “ helva sohbetleri “ ise tadına doyulmaz bir ziyafetti.
(devam edecek)
